Loglar Ne Söyler? SIEM, Telemetri ve Dijital Kanıtın Temelleri

Bir kurumda siber olay meydana geldiğini düşünelim. 
  • Bir kullanıcı hesabıyla gece saatlerinde giriş yapılmış.
  • Kısa süre sonra ayrıcalıklı yetki kullanılmış.
  • Bir sunucudan diğerine bağlantı kurulmuş.
  • Ardından çok sayıda dosya erişilmiş ve dışarıya yüksek miktarda veri aktarılmış.

Sabah olduğunda güvenlik ekibine şu soru soruluyor: “Ne oldu?” İkinci soru daha zor: “Bunu nereden biliyoruz?” Siber olay incelemesinin temel problemlerinden biri tam olarak budur.

Bir saldırı gerçekleştiğinde saldırganın bütün hareketlerini doğrudan görmeyiz. Çoğu zaman elimizde olayın bıraktığı dijital izler bulunur. Bunlar:

  • Oturum kayıtları,
  • İşletim sistemi olayları,
  • Güvenlik duvarı kayıtları,
  • VPN kayıtları,
  • DNS sorguları,
  • Uygulama logları,
  • Veri tabanı kayıtları,
  • EDR telemetrisi,
  • Ağ akış bilgileri,
  • Bulut denetim kayıtları

olabilir. Bu kayıtların doğru toplanması ve birlikte değerlendirilmesi halinde birbirinden bağımsız görünen küçük olaylar anlamlı bir saldırı zincirine dönüşebilir.

Fakat önemli bir ayrım vardır: Log, gerçekleşen olayın kendisi değildir. Olay hakkında bir sistem tarafından üretilmiş kayıttır. Dolayısıyla log analizi yalnızca kayıt okumak değil, kayıtların kaynağını, zamanını, bütünlüğünü, bağlamını ve birbirleriyle ilişkisini değerlendirmektir.

NIST, log yönetimini güvenlik olaylarının araştırılması, operasyonel problemlerin bulunması ve gerekli kayıtların uygun sürelerde saklanması için kurumsal bir süreç olarak ele almaktadır. (csrc.nist.gov)

1. Log nedir?

Basit ifadeyle log: Bir sistemde meydana gelen olayın kayıt altına alınmış bilgisidir.

Örneğin:
2026-09-27 02:14:31
User: mehmet.yilmaz
Event: Login Successful
Source IP: 185.x.x.x
Destination: VPN-Gateway

Bu kayıt bize belirli bir zamanda belirli bir kullanıcı adına başarılı giriş gerçekleştiğini söyleyebilir. Ancak hemen: “Mehmet Yılmaz sisteme girdi.” sonucuna varamayız. Çünkü log yalnızca: “mehmet.yilmaz hesabıyla giriş yapıldı” bilgisini destekliyor olabilir.

Hesabı kullanan kişinin gerçekten Mehmet Yılmaz olup olmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
  • Parola çalınmış olabilir.
  • Oturum token'ı ele geçirilmiş olabilir.
  • MFA saldırısı gerçekleşmiş olabilir.
Bu nedenle dijital incelemede kelime seçimi önemlidir.

Gözlem: “mehmet.yilmaz hesabıyla 02.14'te başarılı giriş kaydı bulunmaktadır.”

Yorum: “Bu oturum yetkisiz kişi tarafından gerçekleştirilmiş olabilir.”

Sonuç: Ek kanıtlarla desteklenmeden: “Mehmet Yılmaz giriş yapmıştır.” demek doğru olmayabilir. Bu ayrım ileride bilirkişilik açısından da önemli olacaktır: Kayıt ne söylüyor, biz kayıttan ne çıkarıyoruz? aynı şey değildir.

2. Event, log ve telemetry aynı şey midir?

Bu kavramlar günlük kullanımda birbirinin yerine kullanılabiliyor ancak aralarında yararlı bir ayrım yapılabilir.

Event — Olay Sistemde gerçekleşen bir durumdur.
Örneğin: Kullanıcı sisteme giriş yaptı.

Log — Kayıt Bu olayın sistem tarafından kayıt altına alınmış temsilidir.
Örneğin: Login success - User A - 10:42

Telemetry — Telemetri Sistemlerin durumunu ve faaliyetlerini anlamamıza yardımcı olan daha geniş gözlem verisidir. Telemetri:

  • Logları,
  • Ağ akışlarını,
  • Endpoint davranışlarını,
  • İşlem verilerini,
  • Performans ölçümlerini,
  • Güvenlik sensörü çıktısını

içerebilir. Bu nedenle: Her telemetri log değildir; fakat loglar güvenlik telemetrisinin önemli parçalarından biridir. Modern SOC yapılarında saldırıyı anlamak için, yalnızca klasik işletim sistemi logları değil, farklı kaynaklardan gelen telemetri birlikte değerlendirilir.

3. Neden merkezi loglama gerekir?

Bir olayın yalnızca tek sistem üzerindeki loglarına bakmak çoğu zaman yeterli değildir. Örneğin saldırgan:

  • VPN üzerinden kuruma girmiş, ardından:
  • Active Directory üzerinden kimlik doğrulamış, sonra: 
  • Sunucu A üzerinde oturum açmış, ardından:
  • Sunucu B üzerine bağlantı kurmuş ve son olarak:
  • Firewall üzerinden dışarı veri aktarmış olabilir.

Bu durumda olayın bütününü tek bir cihaz göremez. Farklı parçalar farklı sistemlerde bulunur. Bu nedenle merkezi log yönetiminin amaçlarından biri: Dağınık olayları ortak bağlam içerisinde birleştirebilmektir.

2024 yılında Avustralya Siber Güvenlik Merkezi ile CISA, NSA, FBI, NCSC ve diğer uluslararası ortakların yayımladığı ortak loglama rehberi dört temel unsuru özellikle öne çıkarmaktadır:

  1. Kurum tarafından onaylanmış loglama politikası,
  2. Merkezi log erişimi ve korelasyonu,
  3. Güvenli saklama ve log bütünlüğü,
  4. İlgili tehditlere yönelik tespit stratejisi. (cyber.gov.au)

Bu nedenle log yönetimi: “Dosyaları bir klasörde toplamak” değildir.

4. SIEM nedir?

SIEM: Security Information and Event Management yani: "Güvenlik Bilgisi ve Olay Yönetimi" yaklaşımıdır. Basitleştirilmiş bir SIEM süreci şöyle düşünülebilir:

Log Kaynakları
↓
Toplama
↓
Normalizasyon
↓
Zenginleştirme
↓
Korelasyon
↓
Analiz
↓
Alarm
↓
Olay İncelemesi

  • Örneğin tek başına şu olay normal olabilir: "Bir kullanıcı VPN'e başarıyla giriş yaptı."
  • Başka bir olay da tek başına normal olabilir: "Aynı kullanıcı yeni sunucuya erişti."
  • Üçüncü olay: "Kullanıcı hesabına ayrıcalık eklendi."
  • Dördüncü olay: "Çok büyük miktarda veri dışarı gönderildi."
Bu kayıtlar farklı sistemlerden geldiyse tek başlarına düşük anlam taşıyabilir. Ancak SIEM bunları: aynı kullanıcı + aynı zaman aralığı + olağan dışı davranış bağlamında ilişkilendirdiğinde: muhtemel hesap ele geçirilmesi şeklinde alarm üretilebilir. İşte correlation - korelasyon budur.

5. SIEM sihirli bir sistem değildir

SIEM kurulduğunda kurum otomatik olarak saldırıları tespit etmeye başlamaz. Çünkü SIEM'in görebileceği şey, kendisine gönderilen verilerdir.

  • Eğer kritik sistem log üretmiyorsa: SIEM göremez.
  • Log üretiyor ancak SIEM'e iletmiyorsa: SIEM göremez.
  • Yanlış log seviyesi seçilmişse: SIEM gerekli ayrıntıyı göremeyebilir.
  • Saatler yanlışsa: SIEM olay sırasını yanlış yorumlayabilir.
  • Detection kuralı yoksa: SIEM veriyi saklar fakat alarm üretmeyebilir.
  • Analist alarmı incelemiyorsa: tespit operasyonel karşılık bulmaz.

Bu nedenle: SIEM satın almak ile güvenlik görünürlüğü oluşturmak, aynı şey değildir.

6. Hangi olayları loglamalıyız?

Her şeyi loglamak ilk bakışta en güvenli yaklaşım gibi görünebilir. Fakat gerçek hayatta bu:

  • Devasa veri hacmi,
  • Yüksek maliyet,
  • Analiz güçlüğü,
  • Fazla gürültü,
Gereksiz alarm oluşturabilir. Dolayısıyla soru: “Ne kadar çok log toplarız?” değil, “Hangi olayları görebilmemiz gerekiyor?” olmalıdır. Özellikle şu olaylar değerlidir:

Kimlik olayları

  • Başarılı girişler,
  • Başarısız girişler,
  • MFA olayları,
  • Hesap oluşturma,
  • Hesap kapatma,
  • Parola değişiklikleri.

Ayrıcalık olayları

  • Admin yetkisi verilmesi,
  • Ayrıcalıklı hesap kullanımı,
  • Grup üyeliği değişiklikleri,
  • Rol değişiklikleri.

Sistem değişiklikleri

  • Servis oluşturulması,
  • Güvenlik ayarlarının değiştirilmesi,
  • Yeni yazılım kurulması,
  • Kritik yapılandırma değişiklikleri.

Ağ olayları

  • Bağlantılar,
  • VPN erişimleri,
  • Olağan dışı dış trafik,
  • DNS sorguları,
  • Güvenlik duvarı izin ve engelleme kayıtları.


Uygulama olayları

  • Oturum açma,
  • Kritik işlem,
  • Veri indirme,
  • Veri değiştirme,
  • Hata ve güvenlik istisnaları.

Veri erişimi

  • Hassas dosya erişimleri,
  • Toplu veri sorguları,
  • Olağan dışı veri dışa aktarımları.

OWASP, özellikle uygulama katmanındaki güvenlik loglarının altyapı loglarıyla birlikte kullanıldığında kullanıcının kimliği, işlemi, hedefi ve sonucu hakkında değerli bağlam sağlayabileceğini vurgulamaktadır. (cheatsheetseries.owasp.org)

7. Log kalitesi miktardan daha önemlidir

Şu kayıt çok sınırlı bilgi taşır: Login failed.

Şu kayıt ise çok daha değerlidir:
Timestamp: 2026-09-27T03:14:32Z
Username: admin
Source IP: 185.xxx.xxx.xxx
Destination: VPN-Gateway
Authentication: Password
MFA: Failed
Reason: Invalid OTP
Session ID: 83AF91

İkinci kayıt olay analistine çok daha fazla bağlam sağlar. İyi bir log kaydında olay türüne göre:

  • Tarih/saat,
  • Kullanıcı/hesap,
  • Kaynak,
  • Hedef,
  • Yapılan işlem,
  • İşlem sonucu,
  • Oturum veya korelasyon kimliği

gibi alanlar bulunabilir. 2024 tarihli uluslararası loglama rehberi, merkezi analizde yapılandırılmış ve tutarlı log formatlarının aranabilirlik, filtreleme ve korelasyonu kolaylaştırdığını belirtmektedir. (cyber.gov.au)

8. Zaman neden dijital incelemenin temelidir?

Şimdi çok kritik bir noktaya geliyoruz.

  • Bir sistem: 02.15 diyor.
  • Diğer sistem: 02.23 diyor.

Gerçekte aynı olaydan söz ediyor olabilirler. Ama sistem saatlerinden biri sekiz dakika gerideyse olay sırasını yanlış kurabiliriz. Örneğin analiz sonucu şöyle görünebilir:

  • 02.15 — Admin yetkisi verildi
  • 02.18 — VPN girişi gerçekleşti

Böyle bakınca: “Yetki, kullanıcı sisteme girmeden önce verilmiş.” sonucu çıkar. Ancak bir sistemin saati on dakika ileri olabilir. Gerçek sıra:

  • 02.08 — VPN girişi
  • 02.15 — Admin yetkisi

olabilir. İki yorum tamamen farklıdır. Bu nedenle kurumlarda güvenilir zaman senkronizasyonu kritiktir.

Uluslararası loglama rehberi, sistemler arasında olayları doğru ilişkilendirebilmek için güvenilir ve tutarlı bir zaman kaynağı kullanılmasını; mümkün olduğunda ortak tarih-saat formatı ve yedek zaman kaynaklarının düşünülmesini tavsiye etmektedir. (cyber.gov.au)

Buradan önemli bir bilirkişilik dersi çıkar: Timestamp gördüğünüz anda bunun mutlak olarak doğru zamanı gösterdiğini varsaymayın. Önce zaman kaynağının güvenilirliğini değerlendirin.

9. Olay zaman çizelgesi nasıl oluşturulur?

Siber olay analizinde en değerli araçlardan biri: Timeline - Zaman Çizelgesi oluşturmaktır.
Örnek:
SaatKaynakOlay
02:13VPN User A başarılı giriş
02:15AD User A yeni gruba eklendi
02:17EDR PowerShell çalıştırıldı
02:19Windows Sunucu B'ye uzak oturum
02:22Firewall Olağan dışı dış bağlantı
02:31DLP/Proxy Büyük veri transferi

Şimdi olay anlam kazanmaya başlar. Tek tek kayıtlar: normal veya belirsiz görünebilir. Birlikte değerlendirildiğinde: hesap ele geçirilmesi → yetki yükseltme → yatay hareket → veri aktarımı senaryosunu düşündürebilir.

Buradaki önemli kelime: düşündürebilir. Çünkü analist: “Bu kesin saldırıdır.” demeden önce kayıtları doğrulamalıdır.

10. Korelasyon nedensellik değildir

Bu ayrım özellikle önemlidir. İki olay art arda gerçekleşti diye birinin diğerine neden olduğu otomatik olarak söylenemez. Örneğin:

  • 10:01 — Kullanıcı giriş yaptı
  • 10:02 — Sistem çöktü

Buradan: “Kullanıcı sisteme girdiği için sistem çöktü.” sonucu çıkarılamaz. İki olay yalnızca zaman açısından birbirine yakındır. Nedensellik için, ek bilgi gerekir:

  • Kullanıcının yaptığı işlem,
  • Uygulama logları,
  • Sistem hataları,
  • Performans verileri,
  • Başka kullanıcıların davranışı,
  • Ağ kayıtları.

Bu nedenle dijital incelemede: Correlation ≠ Causation yani: Korelasyon, nedensellik değildir. Bu ilke ileride teknik bilirkişi raporu hazırlarken özellikle önemli olacaktır.

11. Loglar ne kadar güvenilirdir?

Bir log bulunduğu için otomatik olarak doğru ve güvenilir kabul edilmemelidir. Şu sorular sorulmalıdır:

  • Logu hangi sistem üretti?
  • Sistem saati doğru muydu?
  • Loglama aktif miydi?
  • Log sonradan değiştirilebilir miydi?
  • Saldırganın log silme yetkisi var mıydı?
  • Kayıt merkezi sisteme aktarılmış mıydı?
  • Eksik zaman aralıkları var mı?
  • Log kaynağının bütünlüğü korunuyor muydu?

Örneğin saldırgan Domain Administrator yetkisine sahipse: yerel Windows loglarını silebilir. Ancak loglar olaydan önce merkezi ve farklı güven alanındaki sisteme aktarılmışsa saldırganın izleri tamamen yok etmesi daha zor olabilir.

Bu nedenle merkezi loglama yalnızca analiz kolaylığı sağlamaz. Aynı zamanda kanıt dayanıklılığını artırabilir. CISA da merkezi log yönetiminin yanında logların yetkisiz erişim ve silmeye karşı korunmasını ve güvenli biçimde saklanmasını önermektedir. (cisa.gov)

12. Log bütünlüğü neden önemlidir?

Bir kayıt teknik incelemede kullanılacaksa şu soru kaçınılmazdır: “Bu kayıt olaydan sonra değiştirilmiş olabilir mi?” Bu nedenle kurumlar logları:

  • Erişim kontrolü,
  • Merkezi saklama,
  • Değiştirmeye karşı koruma,
  • Uygun yetkilendirme,
  • Bütünlük doğrulaması

gibi mekanizmalarla korumalıdır. Bazı senaryolarda hash veya dijital imza gibi kriptografik mekanizmalar da bütünlük doğrulamasında kullanılabilir.

Ancak burada önemli nokta şudur: 
Hash tek başına kaydın doğru olduğunu kanıtlamaz. Hash: dosyanın hash alındığı andan sonra değişip değişmediğini kontrol etmeye yardımcı olabilir.

Ama dosya daha önce manipüle edilmişse hash bunu geriye dönük olarak çözmez. Dolayısıyla bütünlük değerlendirmesinde: teknik kontrol + süreç + erişim kayıtları + saklama yöntemi birlikte düşünülmelidir.

13. Log silme de bir olaydır

Saldırganların olay kayıtlarını silmeye çalışması şaşırtıcı değildir. Çünkü loglar saldırganın hareketlerini ortaya çıkarabilir. Bu nedenle: Logların silinmesi veya loglama sisteminin kapatılması da, loglanması gereken bir güvenlik olayıdır. Örneğin:

  • Windows Event Log temizlendi,
  • EDR servisi durduruldu,
  • Audit policy değiştirildi,
  • Log forwarder kapatıldı

gibi olaylar güçlü güvenlik sinyalleri olabilir. Burada saldırganın faaliyetini doğrudan görmesek bile: görünürlüğü ortadan kaldırmaya çalıştığını görebiliriz. Bu da bir tespit göstergesidir.

14. Log saklama süresi ne kadar olmalıdır?

Bu sorunun tek bir evrensel cevabı yoktur. Saklama süresi:

  • Hukuki yükümlülükler,
  • Sektörel düzenlemeler,
  • Kurum politikası,
  • Tehdit modeli,
  • Depolama kapasitesi,
  • Olay araştırma ihtiyacı

dikkate alınarak belirlenmelidir. Çok kısa süre saklanan loglar büyük problem yaratabilir.

Örneğin saldırgan üç ay boyunca sistemde fark edilmeden kalmış olsun. Kurum yalnızca son 30 günlük logu saklıyorsa, ilk erişimi analiz etmek mümkün olmayabilir. Buna karşılık bütün logların süresiz saklanması da:

  • Maliyet,
  • Mahremiyet,
  • Veri yönetimi

sorunları doğurabilir. Dolayısıyla log retention: “Diskimiz ne kadar alırsa” mantığıyla değil, risk ve ihtiyaç temelinde belirlenmelidir.

15. Her şeyi SIEM'e göndermek doğru mudur?

Hayır. 
Bir kurum milyonlarca anlamsız kayıt topluyor olabilir. Bu durum: visibility - görünürlük değil, noise — gürültü üretebilir.

Analistin önünde günde yüz bin alarm varsa kritik alarm gözden kaçabilir. Bu nedenle iyi log yönetiminin amaçlarından biri: yüksek kaliteli güvenlik sinyali üretmektir.

2024 tarihli ortak rehber de loglamanın ağ savunucularının olayları doğru tanımlayabilmesini sağlayacak yüksek kaliteli güvenlik olaylarına odaklanmasını tavsiye etmektedir. (cyber.gov.au)

Dolayısıyla amaç: daha fazla log değil, daha anlamlı görünürlük olmalıdır.

16. Detection Rule nedir?

SIEM'in değerli hale geldiği noktalardan biri: Detection Rules - Tespit Kuralları dır.

Örneğin şöyle bir kural yazılabilir: 
  • Bir kullanıcı hesabında 10 dakika içinde 20 başarısız giriş ve ardından başarılı giriş varsa alarm üret.
  • Başka bir örnek: Normal kullanıcı hesabı Domain Admin grubuna eklenirse kritik alarm üret.
  • Veya: Sunucuda PowerShell üzerinden, şüpheli encoded command çalıştırılırsa alarm üret.
Ancak burada iki problem vardır: 
  • False Positive Alarm saldırı değildir. Normal işlem yanlışlıkla şüpheli olarak işaretlenmiştir.
  • False Negative Gerçek saldırı gerçekleşmiş ancak kural bunu tespit edememiştir.
Bu nedenle tespit mühendisliği sürekli gelişen bir süreçtir. Saldırgan değiştikçe detection mantığının da değişmesi gerekir.

17. SIEM ile SOC aynı şey değildir

Bu ayrım da önemlidir. SIEM bir teknoloji/platform sınıfıdır. SOC ise, insan + süreç + teknoloji yapısıdır.

SOC içerisinde:

  • SIEM,
  • EDR,
  • SOAR,
  • Tehdit istihbaratı,
  • Olay yönetimi araçları

kullanılabilir. Ama bunları kullanan:

  • Analistler,
  • Olay müdahale ekipleri,
  • Detection mühendisleri

ve bunları yöneten prosedürler gerekir. Dolayısıyla: SIEM satın almak SOC kurmak değildir. Teknoloji yalnızca operasyonun bir parçasıdır.

18. Log, dijital delil midir?

Bu soruya verilecek en doğru cevap: Log, bir incelemede dijital kanıt niteliği taşıyabilecek veri kaynaklarından biridir; ancak tek başına her iddiayı kesin olarak kanıtlamaz.

NIST SP 800-86; dosyalar, işletim sistemleri, ağ trafiği ve uygulamalar dahil farklı veri kaynaklarının adli inceleme ve olay müdahalesinde kullanılabileceğini belirtmektedir. Rehber dört temel aşama tarif eder:

Collection
↓
Examination
↓
Analysis
↓
Reporting (nist.gov)

Türkçeleştirirsek: Toplama → İnceleme → Analiz → Raporlama
Bu yaklaşım bize önemli bir yöntem sağlar. Log bulunduğu anda karar verilmez. Önce veri korunur. Sonra incelenir. Ardından diğer kanıtlarla ilişkilendirilir. En sonunda sonuç raporlanır.

19. Chain of Custody neden önemlidir?

Bir dijital veri incelemede kullanılacaksa şu soruların cevabı bilinmelidir:

  • Veriyi kim aldı?
  • Ne zaman aldı?
  • Nereden aldı?
  • Hangi yöntemle aldı?
  • Nerede saklandı?
  • Kim erişti?
  • Herhangi bir değişiklik yapıldı mı?

Bu kayıt zinciri genel olarak: Chain of Custody - Delil Muhafaza/Teslim Zinciri mantığıyla ilişkilidir. Amaç: İncelenen verinin kaynağından rapora kadar nasıl işlendiğinin izlenebilir olmasıdır.

Özellikle bilirkişilik açısından: “Bu dosyayı bana verdiler.” tek başına güçlü yöntem değildir. Dosyanın:

  • kaynağı,
  • edinme yöntemi,
  • bütünlük kontrolü,
  • saklama süreci

bilinmelidir.

20. Tek bir log kaynağına güvenmek neden tehlikelidir?

Bir kullanıcı hesabıyla giriş yapıldığı görülüyor. Tek kanıt: VPN logu.
Ne yapmalıyız? Mümkünse başka kaynaklarla doğrulamalıyız:

VPN
↓
Active Directory
↓
Endpoint
↓
Firewall
↓
Uygulama
↓
Bulut

Aynı olay, farklı kaynaklarda benzer iz bırakıyorsa analiz güçlenir.

Örneğin:

  • VPN: userA login
  • AD: userA authentication
  • EDR: aynı cihazda userA session
  • Firewall: aynı IP'den trafik

birlikte görülüyorsa olay daha güçlü biçimde doğrulanabilir. Bu yaklaşıma: Corroboration - "Bağımsız Kaynaklarla Doğrulama" diyebiliriz. Bilirkişilik açısından güçlü analiz genellikle: tek kayıt yerine, birden fazla bağımsız veri kaynağının aynı sonucu desteklemesi ile oluşur.

21. Örnek olay: Loglardan saldırı zinciri çıkarma

Hayali Kurum X üzerinde bir olay düşünelim.

  • 01:42 — VPN
  • userA - Successful Login
  • Source: Foreign IP

  • 01:44 — Active Directory
  • userA authentication successful

  • 01:49 — EDR
  • powershell.exe executed
  • encoded command detected

  • 01:53 — Windows
  • Remote service created on SERVER02

  • 01:57 — Active Directory
  • userA added to privileged group

  • 02:05 — Database
  • Large query executed
  • 4.2 million records accessed

  • 02:11 — Firewall
  • SERVER02 → External IP
  • 8.4 GB outbound traffic

Bu kayıtlar ilk bakışta bize şu hipotezi düşündürebilir:

Hesap ele geçirilmesi
↓
İlk erişim
↓
Komut çalıştırma
↓
Lateral movement
↓
Yetki yükseltme
↓
Toplu veri erişimi
↓
Muhtemel veri aktarımı

Ancak profesyonel raporda: “8,4 GB veri kesin olarak çalınmıştır.” demek için yalnızca Outbound trafik kaydı yeterli olmayabilir. Çünkü: 

  • Verinin içeriğini,
  • Şifreli olup olmadığını,
  • Hangi uygulamanın gönderdiğini,
  • Gerçekten veri tabanı çıktısı olup olmadığını

doğrulamamız gerekebilir. Daha dikkatli ifade: “SERVER02 sisteminden olayla ilişkili zaman aralığında dış IP adresine, 8,4 GB veri aktarımı kaydedilmiştir. Veri tabanında kısa süre önce gerçekleşen, yüksek hacimli sorgu ile zaman ilişkisi bulunmakla birlikte, aktarılan içeriğin söz konusu veri tabanı kayıtları olduğunun ayrıca doğrulanması gerekmektedir.”

Bu dil: iddia ile kanıt arasındaki sınırı korur. İşte teknik uzmanlık açısından istediğimiz yaklaşım budur.

22. Analistin kullanması gereken üç seviye

Bir siber olay raporunda bilgileri şu şekilde ayırmak oldukça yararlıdır:

1 - Gözlem / Fact 
Doğrudan kayıtta görülen. “03:14'te userA hesabıyla başarılı VPN oturumu kaydedilmiştir.”

2 - Analiz / Interpretation 
Verilerden çıkarılan anlam. “Kaynak IP ve kullanım zamanı, hesabın olağan davranışıyla uyumlu görünmemektedir.”

3 - Kanaat / Assessment 
Birden fazla veri üzerine kurulan sonuç. “Mevcut bulgular hesabın yetkisiz üçüncü kişi tarafından kullanılmış olabileceğini güçlü biçimde desteklemektedir.”

Bu ayrım: emin olmadığımız şeyi kesin gerçek gibi yazmamızı engeller. Özellikle teknik bilirkişilikte bu disiplin çok değerlidir.

23. Log Yönetim ve Dijital İnceleme Zinciri

Bu çalışmanın temel modelini şöyle oluşturabiliriz:

1 — Belirle
Hangi güvenlik olaylarını görmemiz gerekiyor?
↓
2 — Üret
Sistemler yeterli kalitede log üretiyor mu?
↓
3 — Zamanı eşitle
Farklı sistemlerin saatleri güvenilir mi?
↓
4 — Topla
Loglar merkezi şekilde alınabiliyor mu?
↓
5 — Koru
Kayıtlar değişiklik ve silmeye karşı korunuyor mu?
↓
6 — Normalleştir
Farklı kaynaklar birlikte analiz edilebilir mi?
↓
7 — Korele et
Birbiriyle ilişkili olaylar birleştiriliyor mu?
↓
8 — Tespit et
Şüpheli davranış için alarm üretiliyor mu?
↓
9 — Doğrula
Alarm diğer veri kaynaklarıyla destekleniyor mu?
↓
10 — Zaman çizelgesi oluştur
Olayın sırası belirlenebiliyor mu?
↓
11 — Analiz et
Ne olmuş olabilir?
↓
12 — Sınırları belirt
Neyi bilmiyoruz?
↓
13 — Raporla
Gözlem, analiz ve kanaat birbirinden ayrılıyor mu?

Bu modele: Logdan Kanıta Analiz Zinciri denilebilir.

24. Sık yapılan loglama ve SIEM hataları

Her şeyi loglamak
Çok veri, otomatik olarak iyi görünürlük anlamına gelmez.

Kritik uygulama loglarını toplamamak
Firewall logları tek başına kullanıcının uygulama içerisinde ne yaptığını göstermeyebilir.

Zaman senkronizasyonunu ihmal etmek
Yanlış saat bütün olay zincirini bozabilir.

SIEM'i arşiv olarak kullanmak
Veri toplamak ile tehdit tespit etmek aynı şey değildir.

Logları saldırganın erişebildiği sistemde tutmak
Saldırgan yerel kayıtları silebilir.

Tespit kurallarını güncellememek
Tehdit değişir; detection da değişmelidir.

Tek logdan kesin sonuç çıkarmak
Kayıt yanlış, eksik veya manipüle edilmiş olabilir.

Korelasyonu nedensellik sanmak
Zaman yakınlığı tek başına neden-sonuç ilişkisini göstermez.

Analizi olguyla karıştırmak
“Log bunu gösteriyor” ile “ben bu logdan bunu yorumluyorum” ayrı tutulmalıdır.

Sonuç: Log toplamak değil, güvenilir hikâye oluşturmak

Bir siber olay sonrasında cevaplamamız gereken temel sorular vardır:

  • Ne oldu?
  • Ne zaman başladı?
  • Hangi hesap kullanıldı?
  • Hangi sistemler etkilendi?
  • Saldırgan nereden nereye geçti?
  • Hangi veri erişildi?
  • Veri dışarı çıktı mı?
  • Saldırgan hâlâ sistemde mi?
  • Ne kadar güvenilir kanıtımız var?

Bu soruların cevapları çoğu zaman tek bir log dosyasında bulunmaz. Farklı kaynaklardan gelen küçük parçalar: zaman + kimlik + sistem + ağ + uygulama + davranış bağlamında bir araya getirilir.

SIEM'in gerçek değeri de burada ortaya çıkar. SIEM yalnızca log deposu değildir. Doğru tasarlandığında: Dağınık güvenlik telemetrisini anlamlı olaylara dönüştüren karar destek mekanizmasıdır.

Ancak bundan da önemli bir ilke vardır: Log ne söylüyorsa onu söylemek; logun söylemediğini ona söyletmemek. Bir log:

  • Bir hesabın kullanıldığını gösterebilir.
  • Ama hesabı kimin kullandığını tek başına kanıtlamayabilir.
  • Bir dış trafik kaydı veri aktarımını gösterebilir.
  • Ama aktarılan verinin ne olduğunu tek başına kanıtlamayabilir.
  • İki olay art arda gerçekleşebilir.
  • Ama biri diğerine neden olmuş olmayabilir.

Bu nedenle güçlü siber olay analizi: çok log okumak değil, kanıtın sınırını bilerek farklı kaynaklardan güvenilir bir olay hikâyesi oluşturabilmektir.

Bu beceri:

  • SOC analistliği,
  • olay müdahalesi,
  • tehdit avcılığı,
  • dijital adli inceleme
  • ve ileride bilirkişilik

açısından temel yetkinliklerden biridir.


Kaynaklar

Australian Signals Directorate's Australian Cyber Security Centre ve uluslararası ortaklar. (2024). Best practices for event logging and threat detection.CISA, FBI, NSA, NCSC-UK ve diğer uluslararası ortaklarla hazırlanan güncel rehber; kurumsal loglama politikası, merkezi korelasyon, güvenli saklama, log bütünlüğü, timestamp tutarlılığı ve tehdit tespit stratejileri konusunda güncel uygulama rehberidir. (cyber.gov.au)

Cybersecurity and Infrastructure Security Agency. Use Logging on Business Systems.
Loglama ve izlemenin kullanıcı, yönetici, ağ, uygulama ve sistem faaliyetlerine ilişkin görünürlüğü artırmasını; logların merkezileştirilmesini ve yetkisiz erişim veya silmeye karşı korunmasını öneren uygulama odaklı CISA kaynağıdır. (cisa.gov)

Kent, K., & Souppaya, M. (2006). Guide to Computer Security Log Management (NIST Special Publication 800-92). National Institute of Standards and Technology. https://doi.org/10.6028/NIST.SP.800-92
Kurumsal log yönetim altyapısı ve log yönetim süreçlerinin oluşturulmasına ilişkin NIST'in temel final rehberidir. (csrc.nist.gov)

Kent, K., Chevalier, S., Grance, T., & Dang, H. (2006). Guide to Integrating Forensic Techniques into Incident Response (NIST Special Publication 800-86). National Institute of Standards and Technology.
Dijital adli tekniklerin olay müdahalesine entegrasyonunu ve dosya, işletim sistemi, ağ ve uygulama verilerinin toplanması, incelenmesi, analiz edilmesi ve raporlanması yaklaşımını ele almaktadır. (nist.gov)

Nelson, A., Rekhi, S., Scarfone, K., & Souppaya, M. (2025). Incident Response Recommendations and Considerations for Cybersecurity Risk Management: A CSF 2.0 Community Profile (NIST Special Publication 800-61 Rev. 3). National Institute of Standards and Technology. https://doi.org/10.6028/NIST.SP.800-61r3
Olay müdahalesini kurumsal siber risk yönetimiyle bütünleştiren güncel NIST rehberidir ve 2025 yılında SP 800-61 Rev.2'nin yerini almıştır. (csrc.nist.gov)

OWASP Foundation. Logging Cheat Sheet.
Özellikle uygulama güvenliği loglaması; hangi güvenlik olaylarının kaydedilmesi gerektiği ve uygulama loglarının diğer güvenlik verileriyle nasıl ilişkilendirilebileceği konusunda uygulama odaklı bir kaynaktır. (cheatsheetseries.owasp.org)